28 Ekim 2012 Pazar

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!



Bir ülkede yaşayan her insanın bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan; Atatürk! 
Gençliğinde kot pantolon giyememiş, sevgilisinin elinden tutup hasılat rekorları kıran bir sinema filmine gidememiş, padişah ona Trablusgarp cephesinde görev verdiğinde lüks uçak şirketinin first class koltuğunda içkisini yudumlayarak görev yerine gidememiş, halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej eşliğinde mercedeslerle gezememiş, Anadolu'yu kurtuluş hareketini başlatabilmek için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan ayağında spor ayakkabısı yokmuş. Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini etekli ponpon kızlar da yokmuş. Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlar'ı İzmir'den denize döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapamamış. Ülkesinde yapacağı devrimleri unutmamak için not aldığı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacaklarını da cep telefonundan öğrenememiş! 
Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam bir radyo programına faks çekemeden; İsmet Paşa için Safiye Ayla'dan bir istek parça isteyemeden gitti! Lozan zaferinden sonra ve Cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya atlayıp sabahlara kadar korna çalıp elinde bayraklarla tur atamadı. Evinin balkonuna çıkıp bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı. Sen kalk dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel, sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini getir! Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip içip rock yapmak, babasının Mercedes'ini alıp şöyle bir emirgan turu çekmek dururken. Bunları yapmadı Atatürk, keyif çatmadı! 
Tüm hayatını ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı. İşte onun için büyük adamdı Atatürk. Her fırsat elinde vardı, o ise sadece bu milletin bağımsızlığını istedi. Bütün suçu iki kadeh rakı içmekti o kadar... 




ONU SAYGIYLA ANIYORUZ. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder