30 Haziran 2013 Pazar

BU HAFTA BEN


Merhabalar
Aylar sonra BU HAFTA BEN postunu hazırlıyorum. Çok bi' şey yok ama yine de içimden geldi. Uzun süredir BU HAFTA BEN postu hazırlamadığım için öyle gittiğim her yerin, içtiğim yediğim şeylerin de fotoğrafını çekemiyorum ama yaz tatilinin de başlamasıyla artık buna fazla vakit ayırabilirim. Hiçbir şey yapasım yok ama her şeyi de yapasım var. O yüzden böyle bir yazıyla postuma başlamak istedim. Şimdi de nasıl bir hafta geçirdiğimi anlatmaya başlayayım.



23 Haziran akşamı Ay'ın Dünya'ya en yakın olduğu akşamdı. Ben 24 Haziran'da sabaha doğru çektim bu fotoğrafı. Odamdan ay böyle gözüküyordu.



Arkadaşımın üniversiteden mezun olmasının şerefine harika bir gün geçirdik. :) 



Yaklaşık bir aydır bir ördek sahibiyim. Aldığımda el kadardı, şimdi kocaman gördüğünüz gibi. Bi' canlıya sahip olmak ne demekmiş sanırım şimdi biraz daha iyi anlıyorum. O benim gözümde her zaman küçük bir yavru. Gözümde hep ilk günki gibi küçücük bir ördek. :)



Evet, bu sözü çok seviyorum: "Halimiz itten beter, keyfimiz paşada yok.". Öyle anlamlı geliyor ki ve neredeyse her duruma uygunmuş gibi. 
25 Haziran Kazım Koyuncu'nun ölüm yıl dönümüydü ve onun çok güzel bir yazısının son cümlesi "Teşekkürler dünya." 

"Hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Ç´e" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."
-KAZIM KOYUNCU



Bu fotoğraflardan birincisi tek taş yüzük anahtarlık. Ben böyle şık bir anahtarlık daha görmedim. Bayılıyorum!
İkincisi de model olduğum fotoğraf çekimlerinde kullandığım tacım. :)


Son olarak, dün havuza gittim. Sezonu havuza giderek açmış oldum yani (yakın zamanda denize de girmenin hayallerini kurarak). Final ve not yükseltme haftasının yorgunluğunu ve stresini atmış oldum. Zaten sınavlara suya daldığım günün hayalini kurarak gidiyordum. :)
Eteğimi yeni aldım. Son iki yıldır yandan yırtmaçlı etekler çok moda. Geçen yıl bu kadar fazla satılmıyordu tabi, ben kış sezonunda Koton'dan iki yandna yırtmaçlı siyah önü arkasına göre daha kısa bir etek almıştım. Bu yıl istediğiniz her yerde, her desende ve renkte bulabilirsiniz. Çok rahat ve çok şık duruyor bence.

İşte benden bu hafta haberler bu kadar.
Haftaya tembellik etmezsem görüşmek üzere. :)
X

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder